İncirin Bugününü ve Geleceğini Konuşmak: 2026 İncir Çalıştayı’ndan Notlar
- Egenur Aykın
- 24 Ağu
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 17 saat önce
18–20 Ağustos 2026 tarihlerinde, Aydın’da İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen İncir Çalıştayı ve Çeşit Tanıtım Etkinliği’ne Gerga olarak katıldık.
Üç gün boyunca akademisyenler, araştırmacılar, kamu kurumları, üreticiler, ihracatçılar ve sektör temsilcileri incirin bugünü ve geleceği üzerine bir araya geldi. İncir yetiştiriciliğinden iklim değişikliğine, genetik kaynaklardan bitki sağlığına, gıda güvenliğinden hasat sonrası süreçlere, pazarlama ve ihracattan yeni tarım teknolojilerine kadar sektörün birçok farklı konusu ele alındı.
Gerga’da inciri yalnızca yetiştirilen ve satılan bir ürün olarak görmüyoruz. Fidanından taze meyvesine, kuru incirden işlenmiş ürünlere kadar inciri bütün olarak ele alıyor; yaptığımız işin temelinde araştırmanın, doğru bilginin ve sürekli öğrenmenin olması gerektiğine inanıyoruz.
Bu nedenle bizim için çalıştayın en değerli taraflarından biri, üretimin içinden gelen deneyim ile bilimsel çalışmaların aynı ortamda buluşmasıydı.

Fidanla Başlayan Bir Yolculuk
Çalıştay kapsamında Gerga Kurucu Ortağı Muzaffer Aykın, “İncir Fidancılık Sektörünün Mevcut Durumu ve Geleceği” başlıklı sunumuyla sektörün fidan tarafındaki deneyimlerini ve gözlemlerini paylaştı.
İncir üretiminin geleceği aslında bahçe kurulmadan çok önce, doğru fidanla başlıyor. Çeşidin doğru belirlenmesi, bölgeye uygun fidan seçimi, sağlıklı ve ismine doğru üretim, üretim materyalinin niteliği ve fidancılık sektörünün sürdürülebilirliği; ilerleyen yıllarda kurulacak bahçelerin veriminden ürün kalitesine kadar pek çok noktayı doğrudan etkiliyor.
Sunumda da bu çerçevede incir fidancılığının mevcut yapısı, sektörün karşılaştığı sorunlar ve gelecekte daha sağlıklı bir üretim sistemi oluşturmak için üzerinde durulması gereken başlıklar değerlendirildi.


Öğrenmeye Devam Ediyoruz
Çalıştayın bir diğer önemli bölümü ise farklı incir çeşitlerinin ve genetik kaynakların yeniden ele alınmasıydı. Türkiye’nin sahip olduğu incir çeşitliliğinin korunması, tanımlanması ve üretimde doğru şekilde değerlendirilmesi; hem üreticiler hem de sektörün geleceği açısından büyük önem taşıyor.
Program kapsamında genetik kaynaklar, genomik çalışmalar ve ıslahın yanı sıra iklim değişikliği, bitki sağlığı, gıda güvenliği, hasat sonrası süreçler, kalite, kuru incir tedarik zinciri ve ihracat gibi birçok farklı konu tartışıldı. Akıllı tarım ve agrivoltaik uygulamalar gibi daha yeni çalışma alanlarının da gündeme gelmesi, incir sektörünün yalnızca geçmişiyle değil geleceğiyle de düşünülmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi.
Gerga olarak AR-GE’yi yalnızca yeni bir ürün geliştirmek olarak görmüyoruz. Yeni çeşitleri tanımak, üretim yöntemlerini geliştirmek, farklı kullanım alanlarını araştırmak, yetiştiricilikteki sorunlara çözüm aramak ve bilimsel çalışmaları sahadaki deneyimle bir araya getirmek de bizim için bu sürecin bir parçası.
Aynı Masa Etrafında Buluşmak
,İncirin geleceği yalnızca üreticinin, yalnızca araştırmacının ya da yalnızca ihracatçının konusu değil. Çalıştayın en değerli taraflarından biri de sektörün farklı noktalarında çalışan insanların aynı masa etrafında buluşmasıydı.
Üretimde karşılaşılan sorunları, yeni araştırmaları, pazardaki ihtiyaçları ve önümüzdeki yıllarda incirin nereye gidebileceğini birlikte konuşma fırsatı bulduk.
Gerga olarak biz de bu yolculuğun içinde üretmeye, araştırmaya, soru sormaya ve öğrendiklerimizi yaptığımız işe aktarmaya devam edeceğiz.
Çünkü bizim için gerçekten:

Yorumlar